CIWANÊN AZAD KOORDİNASYONU – STÊRKA CIWAN
Değerli yoldaşlar;
İçerisinden geçtiğimiz bu tarihi süreci anlamak, ona göre mücadele etmek ve yaşamak her zamankinden daha önemli duruma gelmiştir. Onurlu bir yaşam sahibi olmak isteyenler için gelişen süreç içerisinde doğru bir yaşam duruşu göstermemek gafletin ta kendisi olur. Tarih, özgürlük tutkusu ile direnmeyi emrederken, bu temelde dönemin gerekli kıldığı görevleri başarıyla yerine getirmek değil de sıradan yaklaşım gösterenleri en basit deyimle, sorumsuzluk olarak tanımlayacaktır. Bugün Efrîn’deki eşsiz direniş, hepimiz için daha ciddi, sabır ve ısrarla mücadeleye yüklenmeyi ve direnmeyi emretmektedir. Direnişin neler yaratabileceğini, direnişte karar kılmış olanların ne kadar büyük değerler, nasıl unutulmaz direnişler yaratabileceğini göstermiştir. Düşman ne kadar güçlü olursa olsun esas olanın özgürlük iradesi olduğunu Efrîn direnişi tekrar ispat etmiştir.
KÜRDİSTAN HALKI VE GENÇLİĞİ DEMOKRATİK MODERNİTENİN DEVRİMCİ GÜCÜ- ALTERNATİF SİSTEM SAHİBİDİR
Değerli yoldaşlar;
Ülkemiz Kürdistan’ı dört parçaya bölen Lozan devletlerarası anlaşmanın 100. yılına doğru giderken Önder APO öncülüğündeki PKK hareketinin 40 yılı aşkın nefes nefese mücadelesi sayesinde fiili olarak bu anlaşma ile çizilen sınırlar anlamsız hale getirilmiştir. Yüzyıl önce ülkemiz Kürdistan dörde bölünmüş olsa da 40 yıldır yürütülen mücadele sayesinde artık tek bir Kürdistan haline gelmiştir. Kürt halkı içerisinde hala sömürgeci işbirlikçi kalıntıları kalmışsa da halkımızda ulusal ruh ve bilinç oluşmuştur. Kobanê’de, Cizre merkezli öz yönetim direnişlerinde, en son Efrîn’de Kürt halkının yediden yetmişe ortaya koyduğu ulusal tepki bunun en açık göstergesidir. Kan emici TC rejimi, sömürgeciliğini tekrardan tanzim etmek için tüm Kürdistan’a saldırılarını yoğunlaştırmakla yetinsin, Kürt halkı yüzyıllardır özlemini çektiği ve özgürlük hareketi etrafında kazandığı ulusal değerlerinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyecektir. Kürtler artık kandırılan, başkası için savaştırılan, cahil bırakılmaya çalışılan, ideolojisiz, plan ve programsız bir durumda değildir. Tam tersine, bırakalım sömürgeciliği onun en vahşi sistemi olan kapitalist moderniteye karşı mücadele eden, tüm insanlık için yegane umut haline gelen demokratik modernitenin devrimci gücü, alternatif sistem sahibi düzeyine gelmiştir. Kürt halkı ve Kürdistan toprakları, kapitalizmin yaşamın her anına etkide bulunduğu günümüzde her anı direnişe çevirerek böylece daha yaşanılabilir bir dünya yaratmaya kendini adamış bir halk ve ülkenin adı olmuştur. Sömürgeciliğe her gün ve her an vurduğu darbelerle kapitalizmi giderek kendini yürütemez hale getirmektedir.
Değerli yoldaşlar;
İşte Kürdistan’ın tekrardan savaş alanı haline gelmesinin nedeni tam da budur. Yani yüzyıl önce Kürt’e biçilen sömürge kaftanı artık yırtılmıştır. Sömürgecilik yeni Ortadoğu’da Kürdistan’ın tekrar parçalı ve statüsüz kalması için seferber olmuşken Kürt halkı direnişle kölelik zincirlerini kırmak, tüm dünyada kabul edilir pozisyona gelmek, diğer tüm dünya halkları gibi kendi ülkesinde özgürce yaşamak istemektedir. Bunun için Kürdistan halkı ve gençliği her yerde direnişe geçmiş ve örgütlenme seferberliği ile sisteme cevap vermektedir. Önderliğimizin geliştirdiği özgür yaşam paradigması bugün özgürlük arayışçılarının ve sistem karşıtlarının akın akın geldiği mekanlar olmaktadır. Ancak bunu kendisine tehlike olarak gören kapitalist sistem saldırı konseptlerini genişleterek özgür yaşam paradigmasını hedef haline getirmiştir.
KÜRDİSTANLI GENÇLİK OLARAK BİZLERİN KENDİ OLMA, ÖNDERLİĞİMİZ İLE ÖZGÜR KÜRDİSTAN’DA BULUŞMA VE KÜLTÜRÜMÜZÜ KORUMA ANA YAŞAM GEREKÇEMİZDİR
Değerli Yoldaşlar,
Bilindiği gibi sistemlerin kendisine ilk saldırı odağı olarak belirlediği hedef toplumun ve mücadelenin temel dinamiği olan gençlerdir.Tarihte bile ilk şamanların oyunları ile karşılaşan gençlik her dönemde iktidarların kendi kontrolünde tutmak istediği bir kesim olmuştur. Gençlik yapısının sorgulayan, kabul etmeyen, isyancı, boyun eğmeyen özellikleri her zaman güç odaklarının hedefi olmuştur. Bütün bu konseptleri bilerek Avrupa’da yaşayan biz Kürdistanlı ve enternasyonel gençlik bugün her zamankinden daha fazla özgürlüğü doğru tanımlamalı ve örgütlenme seferberliğini büyütmeliyiz. Bir yıldır RÊBER APO ve Kürdistan özgürlük mücadelesi hegemon güçlerin ortaklığıyla yoğun saldırılar altındadır. Bu saldırılar Kürdistan topraklarında olduğu gibi Avrupa başta olmak üzere Kürtlerin olduğu her yerde yapılmaktadır. Önderliğimizin üzerinde geliştirilen tecrit ve kürdü yok etme konseptleri devreye girmiştir. Avrupa’da yaşayan gençler olarak bunu iyi görmeli ve örgütlenmemizi büyüterek bütün bu saldırılara karşı cevap olmalıyız.
Örgütlememizi her sokağa, her alana taşımalı buralarda oluşturduğumuz komiteler, meclisler gençliğin ihtiyaçlarına cevap olacak şekilde olmalıdır. Yeni bir hamle ile Önderliğimizin geliştirdiği ve bugün halkların akın ettiği Demokratik Konfederalizmi kendimize esas almalı ve tüm çalışmalarımızın odak noktasını Demokratik Konfederalizm tarzını oturtmalıyız. Gençliğin eğitimi, örgütlenmesi, eylemi ile özgün olarak ilgilenilmeli ve toplumda örgütlenirken bir toplumsal kimlik olarak örgütlenmemiz gerektiğiniz bilmeliyiz. Bu nedenle toplumsal sistemde en önemli yerini alan Demokratik Konfederal sistem gençliğin kendisini öz örgütlülüğü ile toplumda yer almasında önemli bir sistemdir. Bu temelde bizler gençlik hareketi olarak gençlik konfederalizmi ile ortaklaşan sportif, eğitsel, kültürel, mesleki ve daha birçok alanda komünleşmeler, atölyeler kurmalıyız. Tüm örgütlülüğümüzü kapitalizmin bireyci kişiliğini atarak komün ruhu etrafında oluşturmalı ve bu ruh her gencin kendisini özgürce ifade etmesinin, üretmesinin adı olmalıdır.
Değerli yoldaşlar,
Gençlik hareketi olarak Demokratik Konfederal sistemi toplumsal bir mekanizma içinde ele almalı ve gençliğin sosyal, siyasal, kültürel bir bütün yaşamsal faaliyetlerin tümünü esas alan bir sistem olduğunu her gence anlatmalıyız. Bizler ancak gençlik olarak bu sistemi örgütleyerek kitleselleşmeye gidebiliriz. Toplumun örgütlenmesinde özellikle gençlik hareketinin toplumdaki öncülük rolü bilinmeli, gençliğin içerisinde esas güç olan öğrenci gençliği ve asimilasyon ile karşı karşıya kalan Kürdistan gençliği bu örgütlemenin motor gücü olmalıdır. Her çalışmamızı, her örgütlenmemizi dönemin ruhuna göre ele alarak yaklaşmalıyız. Özellikle her çalışmayı seferberlik düzeyinde tutarsak başarılı bir şekilde kapitalizm canavarının ağına giren her genci kurtarma ve özü ile buluşturma savaşını büyütebiliriz. Kürt gençleri olarak bizlerin kendin olma, Önderliğİmiz ile özgür Kürdistan’da buluşma ve kültürümüzü koruma ana yaşam gerekçemiz olmalıdır. Bunlar için savaşma son dönem başlattığımız SERÎ HILDE hamlesi ile doruğa ulaşmalıdır. Tarihte de görüldüğü gibi her zaman sömürgeciliğin ve faşizmin vurulduğu yerler kendi mekanları olmuştur. Bizler Kürt gençliği olarak faşizmi kendi yerinde tam mekanında vurmayı ancak her yerde daha çok örgütlenerek ve eylemsel hattı büyüterek yapabiliriz.
Avrupa’da yaşayan Kürt gençliği ve devrimci gençlik olarak artık hiçbirimiz bize dayatılan yozlukla dolu olan kirli yaşamı kabul etmemeliyiz. Bütün güçlerimizi birleştirmeli, kapitalist sisteme gereken dersi vererek mücadele kararlılığımızı göstermeliyiz ve Önderliğimizle Kürdistan topraklarında buluşma hayalimizi biran önce gerçekleştirmeliyiz. Bunun için tüm Avrupa gençliği Gelhatların, Çiyagerlerin, Avestaların, Navdarların direniş ruhunu devr alıp Avrupa’nın her sokağını kendine örgütlenme alanı yapmalıdır. Son sözümüz artık faşizme başkaldırı zamanıdır.
Kahrolsun faşist, işgalci ve sömürgeci güçler!
Yaşasın Rêber APO!
SERÎ HILDE!
SERÎ HILDE!
SERÎ HILDE!