Home TÜM YAZILARPERSPEKTİF Gençlik, 9 boyutta Demokratik Konfederalizme dayalı Demokratik Özerkliğin inşasının öncü gücüdür-1

Gençlik, 9 boyutta Demokratik Konfederalizme dayalı Demokratik Özerkliğin inşasının öncü gücüdür-1

by rcadmin

Kürt halkı gençlik halkıysa herhalde bu mücadeleyi, demokratik örgütlenmeyi, serhildanı esas olarak orta yaşlılar ya da yaşlılar yapacak değildir.

MUSTAFA KARASU

Gençlik hareketi Kürt Özgürlük Hareketi açısından farklı bir öneme sahiptir. Kürt Özgürlük Hareketi gençlik ve kadını devrimin en temel öncü gücü olarak değerlendirmektedir. Bu açıdan da gençlik ve kadın devrimci mücadelede, yine demokratik toplumun inşasında belirleyici öneme sahiptir. Önderliğin kadın özgürlükçü demokratik ekolojik toplum paradigmasında gençlik aynı zamanda demokratik toplumun inşasında da belirleyici bir role sahiptir. Zaten Kürt Özgürlük Hareketi bir gençlik hareketi olarak mücadeleyi geliştirmiştir. Önder Apo “Genç başladık, genç başaracağız” diyerek gençliğin bu mücadeledeki önemine vurgu yapmaktadır. Zaten her türlü devrimin ve toplumsal hareketin sonucunu gençliğin mücadelesi, örgütlenmesi belirlemektedir. Bir devrimci harekette, bir toplumsal harekette gençlik rolünü oynamadan, gençlik etkili bir biçimde mücadeleye ve toplumsal inşaya katılmadan sonuç almak mümkün değildir. Kaldı ki Kürt halkının çoğunluğu gençtir. Kürt halkı genç bir halktır. Bu bakımdan da Kürt halkının Özgürlük Mücadelesi, Kürt halkının demokratik toplum hareketi, demokratik topluma dayalı akademi, komün, meclis, kooperatif örgütlenmesi demek, esas olarak da gençliğin bu tür örgütlenmelerde aktif olması, öncülük yapması demektir.

Gençlik örgütlenmeye güçlü katılmadan demokratik toplumun inşasının gerçekleşmesinden söz etmek mümkün değildir. Kürdistan’daki gençlik hareketi dünyadaki herhangi bir gençlik hareketi gibi olamaz. Bir partinin gençlik kolu ya da esas olarak bir ülkedeki gençlik sorunlarıyla ilgilenen bir gençlik hareketi olarak ele alınamaz. Kürdistan gibi özgür ve demokratik yaşam sorunu olan, kültürel soykırım altındaki bir halk açısından gençlik tüm mücadeleden, tüm örgütlenmeden, özgür yaşamı inşadan sorumludur. Eğer bir yerde bir yetersizlikten söz edilecekse bunda en başta da gençliğin çalışmalardaki yetersizliğinden söz edilebilir; gençliğin örgütlenme ve mücadeleye katılma eksikliğinden söz edilebilir. Kürdistan’daki herhangi bir yetersizlikten, eksikten başka bir gücü sorumlu tutmak, Kürdistan’daki gençliğin rolünü doğru anlamamak olur. Ya da Kürdistan gençliğini herhangi bir ülkenin gençliği gibi görmek olur. Bu bir sapmayı ifade eder. Kürdistan gençliği bir Arjantin’deki gençlik hareketi, bir İtalya’daki, Yunanistan’daki gençlik hareketi, Türkiye’deki gençlik hareketi gibi kendine bakamaz. Böyle baktığı takdirde yanlış bir bakış olur; kendisine yanlış bir rol vermiş olur. Eğer serhıldan yetersizse bunun sorumlusu gençliktir; bir yerde herhangi bir demokratik örgütlenme eksikliği varsa bunun sorumlusu gençliktir. Bir kere bunun altını çizmek gerekiyor.

Kürt halkı gençlik halkıysa herhalde bu mücadeleyi, demokratik örgütlenmeyi, serhıldanı esas olarak orta yaşlılar ya da yaşlılar yapacak değildir. Zaten gerilla bir gençlik ordusudur. Gençliğin en büyük ve en önemli örgütlenmesi gerilla örgütlenmesidir. Bu gerçeklik de Kürdistan’da gençliğin kendisine nasıl rol vermesi gerektiği, olaylara nasıl yaklaşması gerektiğini ortaya koyar. Bu bakımdan eğer biz demokratik toplumun, demokratik konfederalizmin ve demokratik  özerkliğin inşasından söz ediyorsak esas olarak da gençliğin bunları yaratmış olmasından söz ediyoruz. Kuşkusuz kadınlar da bu işin içinde olacaktır, emekçiler de bu işin içinde olacaktır. Ama Kürt kadınının çoğu da gençtir, emekçilerin çoğu da gençtir. Bu açıdan kadın örgütlenmesi, emekçilerin örgütlenmesinden söz ettiğimizde de yine gençlik örgütlenmesinden, gençliğin rolünden söz etmiş oluyoruz. Bu yönüyle de Kürdistan’daki tüm sorunlarda, sorunların çözümünde esas olarak gençliği  ele almak, gençliğin durumunu irdelemek, gençliğin öncü konumunu gündeme getirmek gerekiyor. Herkesin de böyle bakması gerekiyor, gençliğin de böyle bakması gerekiyor. Tabii ki gençliğin böyle bir rolü varsa, böyle bir önemi varsa bütün örgütlenmeler de gençliğe bu çerçevede yaklaşacaktır. Herhangi bir örgütlenmede gençliğe yeterince önem verilmiyorsa, herhangi bir örgütlenmede gençliğin aktif rol alması için çaba gösterilmiyorsa, ya da her türlü örgütlenme, her türlü faaliyet, her türlü çabada gençliğin bu rolü görülüp ona göre yaklaşılmıyorsa, gençlik ona göre katılmıyorsa, gençliğin katılımı için her türlü ön açıcı yaklaşım, teşvik edici yaklaşım olmuyorsa burada da ciddi bir sorun vardır. Dolayısıyla tüm ister siyasal ister, toplumsal alan, ister kültür alanı, ister ekonomik alan, ister komün, meclis, kooperatif örgütlenmeleri olsun bu çalışmalarda, bu çalışmaların planlanmasında, örgütlenmesinde, pratikleştirilmesinde kesinlikle gençliğe özel bir yer verilmesi gerekir. Gençliğin de bütün bu çalışmalarda kendisinin rolünün en önde olduğunu görerek bu sorumlulukla yaklaşması gerekir. İlk önce bu yaklaşımı, bu perspektifi ortaya koymak gerekiyor.

En yakın zamanda Kobanê Direnişini desteklemek için Kuzey Kürdistan başta olmak üzere Kürdistan’ın bütün parçalarında ve yurtdışında Kürt halkı ayağa kalktı, görkemli serhıldanlar geliştirdi. Bu serhıldanlardaki esas güç de gençlikti. Gençlik etkin katıldığı için serhıldanlar bu kadar etkili olmuştur, etkili hale gelmiştir. Bu gerçeklik, Kürt gençliğinin dinamik bir güç olduğunu, canlı olduğunu, Kürt halkının Özgürlük Mücadelesi karşısında büyük bir duyarlılığa sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Özgürlük Hareketi’nin kırk yıllık mücadelesi kuşkusuz gençlikte büyük bir değişim dönüşüm yaratmıştır. Artık gençlik on yıllar öncesinin gençliği değildir. Sömürgeci ideolojik hakimiyetin olduğu, sömürgeci politikaların gençliği istediği gibi yönlendirdiği, kendi hizmetine soktuğu bir durum söz konusu değildir. Gençlik artık Kürdistan’da büyük oranda sistem dışıdır. Sistem gençlik üzerinde eğitim yoluyla, psikolojik savaş yoluyla, başka yol ve yöntemlerle büyük oyunlar oynayarak gençliği mücadeleden alı koymak, gençliği basit duygular, amaçlar peşinde koşmasını sağlamak için tüm imkanlarını seferber etse de, Özgürlük Mücadelesi gençlik üzerindeki kültürel soykırımcı sistemin ideolojik ve siyasi hegemonyasını önemli oranda kırmıştır. Zaten mücadele kırk yıldır bir süreklileşme sağlamışsa, kesintisiz bir mücadele sürüyorsa, bunun nedeni gençliğin Özgürlük Mücadelesinde aktif yer almasıdır. Gençliğin özgür ve demokratik yaşamda ısrarıdır. Gençliğin Kürt Özgürlük Hareketi’nin yürüttüğü mücadele sonucu ortaya çıkardığı değerlere sahip çıkan bir düzey kazanmasıdır. Böyle olmasaydı, gençlik böyle bir konuma getirilmeseydi Türk devleti, Kürt Özgürlük Hareketi’ni şimdiye kadar yüz kere boğardı. Mücadelenin süreklileşmesi, gerilla mücadelesinin bugüne kadar kesintisiz sürmesi, serhıldanların Kürdistan’da tüm toplumu değiştirmesi gençliğin, tabii ki kadının Özgürlük Mücadelesi etrafında mücadeleye seferber olmasının sonucudur. Özgürlük Mücadelesi’nin etkisinde büyük bir gençlik hareketinin var olmasıdır.

Kuşkusuz gençlik hareketi bu dinamik ve serhıldanlara katılan gençliğin tümüne ulaşmış ve örgütlemiş değildir. Hala önemli düzeyde gençlik örgütsüzdür. Üniversite gençliği de, lise gençliği de, işçi gençlik de, işsiz gençlik de, köylü gençlik de tümüyle örgütlenmiş değildir. Bu konuda gençlik hareketinin yetersizlikleri ve örgütlenme sorunları vardır. Ama bu Kürdistanlı gençlerin mücadeleye ilgi duymadığı, gençliğin Özgürlük Hareketi etkisinde olmadığı anlamına gelmiyor. Gençlik, Önder Apo çizgisinde özgür ve demokratik yaşam anlayışına, amacına sahiptir. Özgürlük Mücadelesi’ne ilgisi yüksektir. Her fırsatta Özgürlük Mücadelesi’nin aktif dinamik gücü olduğunu ortaya koymaktadır. Zaten sürekli gerillaya katılımlar olmaktadır. Gerillaya katılımlar şimdiye kadar hiçbir zaman eksilmemiştir. Hatta son yıllarda katılımlar daha da artmıştır. Bu gerçeklik, gençliğin örgütlendirildiğinde, örgütlü mücadeleye sokulduğunda Önder Apo’nun sürekli vurguladığı 8-9 boyutta inşa sürecine katıldığında büyük bir örgütlü güce, bu örgütlü güç temelinde de bugünkünden daha büyük bir mücadele gücüne kavuşacağı açıktır. Eğer bugün serhıldanlara çok etkili katılan gençliğin enerjisi hala daha büyük sonuç alıcı mücadeleler içine sokulamıyorsa bunun nedeni örgütsüzlüğüdür. Yoksa gençlik ilgi duymuyor, gençlik duyarsız gibi bir değerlendirme yapılamaz. Kim bu değerlendirmeyi yapıyorsa yanlış yapıyordur. Bu değerlendirmeyi yapanlar en başta da kendini sorgulamalıdır. Bu ister siyasal parti, ister sosyal alan çalışmaları, ister kültür çalışması, ister basın çalışması,  ister kadın çalışması, ister demokratik siyasal alan çalışması, ister köy, sokak, mahalledeki örgütlü çalışmalar olsun kendini sorumlu görmelidir. Eğer bu alanlar kendi çalışmalarında gençliği etkin örgütleyip harekete geçiremiyorsa bunun nedeni gençliğin ya da kadının mücadeleye ilgisizliği değildir. Gençliğin örgütlenmesine yeterince öncülük yapılamaması ve önem verilmemesidir. Gençliğin eğitilerek,  kadrolaştırılarak, örgütlenme içine çekerek gereken düzeyde bir mücadele gücü haline getirilememesidir. Bu açıdan siyasal mücadelenin tüm alanları, toplumsal mücadelenin tüm alanları bu gerçekliği görmelidir ve gençliğin eğitilmesine, gençliğin örgütlendirilmesine, gençliğin siyasal, toplumsal tüm mücadeleler içine daha fazla çekilmesini sağlayacak çalışma göstermelerine ihtiyaç vardır. Gençlik her fırsatta her türlü mücadele içine girebileceğini ortaya koymaktadır. Hatta herkese “Yeter ki bizi örgütleyin, harekete geçirin, mücadelenin her türlü gücü olmaya, bu mücadeleyi özgür ve demokratik yaşamla taçlandırmaya hazırız” demektedir. Kobanê direnişine destek serhıldanlarında ortaya çıkan en temel gerçeklik budur.a

Kuşkusuz Türk devleti de bu gerçekliği görüyor. Kürt gençliğinin dinamik halini, Özgürlük Mücadelesi’ne karşı ilgisini, Özgürlük Mücadelesi’nin her türlü eylemine, örgütlenmesine aktif katılma eğilimini biliyor. Bu nedenle zaten büyük bir özel savaş yürütüyor, psikolojik savaş yürütüyor; gençliği politikadan ve örgütlenmeden uzaklaştırmak, duyarsız kılmak için bütün imkanlarını seferber ediyor. Yine dinamik olan gençliği yozlaştırmak, çürütmek, ilgisini başka alanlara kaydırmak için planlı, örgütlü bir savaş yürütüyor. Bu yönüyle gençliğin üzerinde büyük bir savaş sürdürülmektedir. Gençlik örgütlenmesi, gençlik mücadelesi derken, gençliğin sosyal ve siyasal mücadele içine çekilmesi derken bu gerçekliğin de görülmesi gerekir. Bu açıdan tüm siyasal ve sosyal örgütlenmelerin, gençlik örgütlenmelerinin, kadın örgütlenmelerinin devletin gençlik üzerinde böyle bir oyun oynadığını bilerek kendileri de gençliğe yönelik büyük bir bilinçlendirme, büyük bir ideolojik mücadele yürütmeleri gerekiyor. Gençliğin eğitilmesi için büyük bir seferberlik içine girmeleri gerekiyor. Böyle bir tarihsel sorumlulukla karşı karşıya olduğumuz açıktır.

Önder Apo uluslararası kompo gerçekleştirildiğinde yaptığı değerlendirmede “Aslında ben dağlara da gidecektim, bir seçenek de oydu, ama ben gençliğin eğitime ihtiyacı olduğunu görerek bu imkanları bulabileceğim başka tercih yaptım. Dağ yerine Avrupa’ya çıkarak, herhangi bir ülkede çalışma imkanı bularak gençliğe yönelik çalışmalarımı daha etkili yapma fırsatını yakalamak istedim” demektedir. Önder Apo gençliğe karşı her zaman büyük bir sorumluluk duymuştur. Bugün bile yoğunlaşması, mücadelesi en fazla da gençliğin eğitimini sağlamak, gençliğin örgütlenmesini sağlamak, gençliğin örgütlenmesine uygun zeminler yaratmak için büyük çabalar göstermektedir. Kadın özgürlük çizgisini geliştirirken de kuşkusuz tüm kadınlara yönelik bir yaklaşım içindedir. Tüm kadınları özgür ve demokratik yaşama çekmek istemektedir. Nitekim en fazla da Kürt anaları, Kürt yaşlı kadınları Önderliğe çok bağlıdır. Bu açıdan Önder Apo tüm kadınlara seslenmektedir, ama en fazla da genç kadınlara seslenmektedir. Onların özgürlük ruhunu Kürt halkının ve gençliğin özgürlük ruhu haline getirmeye çalışmaktadır. Çünkü genç denildiğinde de yarısı genç kadın olmaktadır. Bu  yönüyle Önder Apo kadın özgürlük çizgisindeki özgür ve demokratik yaşamın derinleşmesini hedeflerken yine bunun gençliği eğitmekten, gençliği örgütlemekten, gençliği harekete geçirmekten geçtiğini çok iyi bilmektedir.

Gençlik de genç kadın da Önderliğin bu çabalarını derinden hissetmektedir. Önderliğin esas olarak da kendileri için özgür bir yaşam, demokratik bir yaşam, özgür bir ülke yaratmak için büyük çaba gösterdiğinin farkındadırlar. Bu açıdan gençlik Önder Apo’ya çok bağlıdır. En başta da genç kadınlar Önder Apo’ya ölümüne bağlıdırlar. Bunu genç kadının mücadelede her zaman fedaice kendisini katmasında görmekteyiz. Bu, uluslararası komplo döneminde de kendisini ortaya koydu, gerilla direnişinde de kendisini ortaya koydu, yine en son Kobanê Direnişinde de ortaya koydu. Arîn Mirkan’ın fedai eylemi de bu gerçekliğin ifadesidir. Kürt gençliğinin ülkesini özgürleştirmek için herkesten daha fazla fedakarlık gösterdiğini, göstereceğini kanıtlamıştır.

BENZER YAZILAR