Home TÜM YAZILARPERSPEKTİF Gençlik, 9 boyutta Demokratik Konfederalizme dayalı Demokratik Özerkliğin inşasının öncü gücüdür

Gençlik, 9 boyutta Demokratik Konfederalizme dayalı Demokratik Özerkliğin inşasının öncü gücüdür

by rcadmin

Kürt halkı gençlik halkıysa herhalde bu mücadeleyi, demokratik örgütlenmeyi, serhildanı esas olarak orta yaşlılar ya da yaşlılar yapacak değildir.

MUSTAFA KARASU

Demokratik toplumun, demokratik özerkliğin inşasında da gençlik tabii ki etkili rol alacaktır, etkili rol almalıdır. Gençlik hem dinamiktir, hem de emek gücüne sahiptir. Toplumun ekonomik inşasında en fazla rol alacak olan yine gençliktir. Gençlik emek müfrezeleri kurarak her yerde ekonomik ve sosyal yaşamın örgütlenmesini rahatlıkla gerçekleştirebilir. Bir zamanlar Sovyetler Birliğinde gençler emek müfrezeleri kurarak  Sovyetler Birliğinin ekonomik, sosyal, kültürel yaşamının inşasında çok önemli rol oynamışlardır. Komünler diyoruz, kooperatifler diyoruz, bunu en başta da gençlik oluşturacaktır. Gençlik emeğiyle, beyin gücüyle, yaratıcılığıyla Önder Apo’nun demokratik konfederalizme dayalı demokratik özerkliğinde demokratik komünal ekonomiyi, komüjnal demokratik ekonomiyi kurmada birinci derecede rolünü oynayacaktır. Gençlik emek müfrezeleri kurduğunda her yerde toplumun ekonomik ihtiyaçlarını karşılar. Her türlü ekolojik ekonomik birimler ve işletmeler kurulabilir.

Ekonomi ne demektir? Ekonomi demek, örgütlü toplum demektir. Örgütlü toplum gerçeğinin harekete geçirilmesi dışında bir ekonomik alan yoktur. Gençlik kendini örgütlerse ve emek gücünü ortaya koyarsa üstesinden gelemeyeceği hiçbir ekonomik faaliyet yoktur. Bunu rahatlıkla gerçekleştirebilir. Komünal ekonomiden bahsediyoruz. Eğer toplumun çoğunluğu gençse, gençler komünal ekonomi kurmayı hedeflerlerse önlerinde hiçbir engel duramaz. Ekonomik yaşamı oluşturan sermaye değildir. Sermayeyi oluşturan insanların emeğidir. Bu, iki kere iki dört eder gibi bir kanundur. Bu açıdan eğer bir ekonomik model kurulacak, bir komünal ekonomi kurulacaksa gençlik bunu örgütlü gücüyle gerçekleştirebilir. Örgütlü toplum demek komünal toplum demektir. Bu örgütlülük ekonomik çalışmaya yöneldiğinde de ortaya komünal ekonomi çıkar.

Bu açıdan demokratik konfederalizm temelinde demokratik sosyalizmin, demokratik özerkliğin gerçekleşmesi derken en başta da örgütlü toplumu yaratmak, örgütlü toplumda da gençleri emek müfrezeleri biçiminde örgütlemek ve her yerde komünal ekonominin inşasına seferber etmek demektir. Gençlik hareketi bunu rahatlıkla yapabilir. Sadece serhıldanlarda yer almak, sadece serhıldanlarda direnişe geçmek yetmez. Kuşkusuz her zaman serhıldanlarda aktif yer alacaktır, özsavunmayı gerçekleştirecektir. Saldırılara karşı toplumu ve kendini savunacaktır. Ama pozitif görevler dediğimiz, pozitif eylemler diye tanımladığımız inşa sorunlarını da yine gençlik üstlenmelidir. Ekonomik alanda bunu rahatlıkla yapabilir. Gençliğin şimdiye kadar en az üzerinde durduğu konulardan biri de ekonomik çalışmaya yeterli ilgi göstermemesidir. Kendisini örgütlü genç emek müfrezeleri haline rahatlıkla getirebilir. Bu emeğini köyden ve kasabadan başlayarak birçok komünal ekonomi yaratmada değerlendirebilir. Köyden başlatabilir, tarımdan başlatabilir. Daha sonra toplumun ihtiyacı olan ekolojik endüstri alanlarına yönelebilir. Bunlar olmaz denilemez. Sermaye olmaz, para olmazsa ekonomi olmaz gibi düşünceler tamamen kapitalist modernizmin ideolojik hegemonyasıyla ilgilidir. Ekonominin eşittir sermaye olarak anlaşılması tamamen bir safsatadır. Kapitalist sistem, patronlar ekonomiyi biz yaratırız biçiminde bir algı yaratmışlardır. Bu bir yanılgıdır.  Bu bir ideolojik hakimiyettir. Gerçekliği ifade etmiyor. Sanal bir durumu ifade ediyor. Gençlik örgütlenerek patronların, kapitalistlerin “Bizsiz ekonomi olmaz” safsatasını yerle bir edebilir. Gerçekten de komünal ekonomik çalışmayı önemli görmek, bunun örneklerini ortaya çıkararak toplumdaki yanlış ekonomi anlayışını yerle bir etmek gerekiyor.

Bizim paradigmamız, bizim devrim anlayışımız, özgür demokratik yaşamı kurma anlayışımız geçmiş devrim anlayışlardan farklıdır. Kuşkusuz gericiliğe karşı, sömürgeciliğe karşı, kültürel soykırımın baskısına ve zulmüne karşı direnilecektir. Ama devleti yıkacağız, ondan sonra devrim olabilir yaklaşımı yanlıştır. Artık devrimi sadece devleti yıktıktan sonra bazı inşa sorunlarını gerçekleştirebiliriz gibi ele alma yaklaşımımız yoktur. Kürt Özgürlük Hareketi bu yaklaşımı bırakmıştır. Bu açıdan bugünden toplumsal yaşamın ekonomik, sosyal, kültürel, ekolojik her türlü faaliyet alanı pratikleştirilebilir. Geleceğe bırakmadan gerçekleştirebilir. Zaten böyle yaptığı takdirde Önder Apo’nun kadın özgürlükçü demokratik ekolojik paradigmasına, devleti yıkmadan da devrimi gerçekleştireme çizgisine sahip çıkabilir ve bunu pratikleştirebilir. Bu durum gerçekten de gençliğin üzerinde önemle durması gereken bir konudur. Bu konuda yaratıcı olunması gerekiyor. Gençlik hareketinin böyle bir çalışma içinde olması gerekiyor. Örgütlenme modelinin bir boyutunun da böyle ele alınması gerekiyor.

Tabii ki bu bir yerde halkın bir işini yapmayla ilgili değildir. Gençler emeğiyle halkın yanında halkın bazı ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Ama bu sadece bir iyileştirme olur. Eğer bir sistem kuracaksak, bir sisteme dayalı özgür ve demokratik yaşamı kuracaksak, o zaman  ekonomik yaşamın örgütlenmesinin de planlı bir biçimde ele alınması, bu konuda emek müfrezelerinin kurulması, belirli bir planlama ve proje etrafında gençliğin emeğinin, düşüncesinin, her türlü yeteneğinin örgütlendirilerek bizzat komünal ekonomi pratiğinin içine sokulması gerekir. Gençliğin enerjisini etkili ve doğru kullanmak bir yönüyle de böyle olur. Gençlik şimdi serhildanlara yüz binlerle katılıyor, ama örgütlü kılınamadığı için bu yüz binlerin enerjisi, dinamizmi, emeği kurucu güç, inşa gücü haline getirilemiyor. Burada bir eksiklik vardır. Önderliğin paradigmasına, Önderliğin çizgisine, Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadeleyi bütünlüklü ele alma yaklaşımına uygun olmayan dar, kendisini sadece belirli görevlerle sınırlayan bir yaklaşım söz konusudur. Bu, gerçekten yüzeysel ve dar bir yaklaşımdır, sığ bir yaklaşımdır. Gençliğin enerjisi, büyük heyecanı, büyük gücü, büyük coşkusu, Özgürlük Hareketi’ne ve Önderliğe büyük bağlılığı böyle yetersiz ele alınabilir mi? Bu açıdan tüm kurumlaşmaların, özellikle de gençlik örgütlenmelerinin gençliği kurucu olmaya katacak, kurucu olmada enerjisini kullanacak bir çalışma, bir örgütlülüğe ihtiyaç vardır. Bu artık acil bir hale gelmiştir.

Gençlik her yerde var. Köyde var, kasabada var, mahallede var, şehirde var. Bu da bir gerçeklikse o zaman eğer köylerde komün oluşmuyorsa, mahallelerde meclis oluşmuyorsa, gençlik ekonomik faaliyete katılıp komünal ekonomi yaratarak değer üretmiyorsa, her köyde, her mahallede bir kültür evi kuramıyorsa bunda en başta da gençliğin örgütlendirilerek harekete geçirilmemesinin payı vardır. Gençlik harekete geçirilirse, gençlik hareketi her yerde kendini örgütlerse komün de kurar, mahalle meclisi de kurar, toplumun sorunlarını tartıştırır, kararlaştırır ve çözer. Gençlik örgütlenmesi etrafında toplumun da örgütlenmesine dayalı olarak her türlü komünü, meclisi, kooperatifi, ekonomik birimi örgütleyebilir. Her köyde ve mahallede toplumsal yaşamın kültür-sanatla iç içe olduğu kültür evlerini kurar. Bunun önünde engel nedir? Engel, örgütleme çabası ve örgütlemeye öncülük etmedeki yetersizliktir. Gençlik hareketi kendini bu yönlü görevler yükleyerek gençliği harekete geçirirse önündeki engelleri aşar. Dolayısıyla gençliğin temel bir görevi, toplumun kendi işlerini kendi yapar hale getirmektir.

Köyde komün kurmak nedir? Köy toplumunun bütün işlerini örgütlü olarak yapması anlamına gelmektedir. Ekonomik alanda da, kültürel alanda da, sosyal alanda da bir araya gelip işleri ortaklaşa yapmalarıdır. Kürt toplumunun on yıllardır mücadelesi, edindiği bilinç, demokratik karakter çok önemlidir. Örgütlü olmak demokratik karakterle güç kazanır. Demokratik bilincinin, özgürlük bilincinin, toplum bilincinin olduğu yerde rahatlıkla örgütlenme yaratılır. Toplum örgütlendirilir, köyde kendi işini yapar, mahallede kendi işini yapar. Toplumun kendi kendini yönettiği, kendi işlerini yaptığı özerk yapılanmalar böyle ortaya çıkar. Devletin, şunun-bunun özerkliği tanıyıp tanımadığına bakmadan, örgütlü toplum olursa, işlerini örgütlü toplumla birlikte yaparsa toplum kendi kendini yönetmiş, kendi işini kendisi yapmış olur. Bu da onun özerkliğini ifade eder. Özerkliği esas olarak da toplumun kendini örgütlemesi, kendi işini yapması, kendi kendi kendini yönetmesi olarak anlamak gerekiyor. Demokratik özerklik denen budur. Demokratik karakteri nedir? Onun örgütlenmesindedir, bir araya gelmesindedir, işleri tartışıp karar alarak kendisinin yapmasındadır. Bunu yaptığı an zaten özerklik kendiliğinden oluşmuş olur. Önder Apo demokratik özerklik derken esas olarak da bunu vurgulamaktadır. Ama bu yeterince anlaşılmadığı için nasıl olacak, nasıl yapılacak gibi işi karmaşıklaştıran, ya da olmaz, nasıl olacak gibi olmazın teorisini yapan tutumlar ortaya çıkmaktadır. Halbuki örgütlü gençlik, kendini örgütlemiş gençlik “Ben örgütlü toplumla iş yapacağım” derse, kendisini akademi, komün, meclis, kooperatif ve ekolojik ekonomik birim olarak örgütlerse bu zaten demokratik özerkliğe adım atılmış anlamına gelir. İlk adım örgütlenmedir, sonra da bu örgütlenmeye dayanarak kendi işini kendi yapmadır. Şimdi buna girilmesi gerekiyor. Tabii bunlar örgüt ister, disiplinli çalışma ister, çalışmanın süreklileşmesini ister. Bunlar yapılırsa Önder Apo’nun 9 boyutta ifade ettiği demokratik özerkliğin gerçekleşmesi kendiliğinden oluşur.

BENZER YAZILAR