Home TÜM YAZILARKÖŞE YAZILARI Gençlik ve Parti

Gençlik ve Parti

by rcadmin

HALİL GÜN

Büyük tarihsel ve toplumsal mücadelelerin çıkış kaynağını teşkil etmesi itibariyle gençlik önemli bir toplumsal kategoriyi ifade etmektedir. Hiyerarşik sınıflı toplum ve devlet yapısının egemenlikçi ilişki ve çıkarlarına henüz yeterince bulaşmamış olması, yenilikçi ve dinamik yapısı, onu diğer toplumsal kategorilere göre daha farklı kılmaktadır. Gençlik salt bir yaş olgusu olmaktan öte toplumsal bir olgu olarak ele alınmayı gerekli kılmaktadır. Her ne kadar yaş olgusundan kaynaklı fiziksel kimi özelliklere sahip olsa da, temelde doğası, arayışları, ilgileri ve henüz sınıflı toplum uygarlığının sınıf çıkarlarına yeterince bulaşmamış olmasından dolayı özgün bir toplumsal olgu olarak değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Gençliği salt fiziksel bir yaş dönemi ve bu yaş döneminin temel özellikleri ile izah etmek ciddi bir yanılgıyı içermekle birlikte, geleneksel toplumun egemenlikli bakış açısını ifade etmektedir. Gençliğin yaşadığı sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel sorunlar, toplumsal yapı içindeki yeri, toplumun ilerlemesi ve dönüşümündeki rolü toplumsal bir olgu olarak ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Atılgan, dinamik, yenilikçi ve arayışçı, çıkarsız doğası onu toplumsal mücadelede özgün ve farklı yapmaktadır. Tüm önemli tarihsel çıkışlara kaynaklık etmesi, büyük özgürlük ve eşitlik hareketlerinin doğuşu ve gelişiminde başat rol oynaması onun bu devrimci niteliğinden kaynaklı olmaktadır. Özgürlük ve eşitlik arayışları toplumsal bir niteliğe bürünüp ideolojik-politik bir biçime kavuştuğunda büyük tarihsel çıkışlara yol açmıştır. Bu durum ezilenler için geçerli olduğu kadar, egemenlikli zihniyet ve sistemler için de geçerlidir. Kim gençlik olgusunu doğru ele alır, onun arayış ve özelliklerine uygun doğru politika ve örgütlenme araçları geliştirebilirse, o güç büyük çıkışlar için önemli bir avantaj kazanacaktır. Bu durum objektif olarak kaynağını gençliğin arayışçılığından, kimlik edinme ve toplum içinde kendini tanımlama ihtiyacından almaktadır.

Onun diğer toplumsal sınıf ve olgunlaşmış kesimlere oranla yaşam deneyiminin daha az olması en temel dezavantajı olmaktadır. Dolayısıyla bu durum, gençliği birbirine zıt farklı arayışlara açık tutmaktadır. Gençliğin genel özellikleri, rolü ve toplumsal yaşamdaki yerine ilişkin buna benzer birçok özellik ifade edilebilir. Bizim için burada önemli olan, kapitalist toplum ve devletin çok yönlü saldırı, yozlaştırma ve kimliksizleştirme yaklaşımına karşı ideolojik bir karşı duruşla gençliği yeniden kendi devrimci ve radikal karakterine kavuşturmak olmaktadır.

Dünyada olduğu gibi Kürdistan’da toplumsal uyanış ve direnişin ilk tohumları gençlik tarafından atılmıştır. Sömürgeciliğin yıllardır Kürt toplumu üzerinde uyguladığı ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel işgal ve asimilasyona karşı ilk ciddi modern kaşı duruş bir avuç aydın genç tarafından sağlanmıştır. Her ne kadar 1970’ler öncesi Kürdistan’da feodal, küçük burjuva nitelikte kimi hareketler çıkmışsa da, bunlar küçük-burjuva ve feodal-komprador olma niteliğinden kurtulamamış, sömürgecilik karşısında kapsamlı bir ideolojik ve örgütsel duruş sağlayamamışlardır. Zaten sınıf karakterleri de buna izin verecek nitelik ve kapsamda değildir. Bu anlamda Kürdistan’da sömürgeciliğin inkâr, imha, talan ve jenosit politikalarına karşı ilk ciddi karşı direniş Kuzey Kürdistan eksenli aydın gençlik hareketi tarafından sağlanmıştır. Ankara’da Önderliğimizin 1970’lerden itibaren derinleşen siyasal arayışları 1976’da Kürdistan Devrimci Gençlik Birliği biçiminde kendini örgütsel tanıma kavuşturmuş, Kürdistan’ın sömürge olduğu tezi ortaya konmuş, ulusal bir kurtuluş hareketinin ideolojik temelleri atılmıştır. Kürdistan tarihinde bu ideolojik çıkış daha sonra kanıtlandığı gibi bir devrim niteliğinde olmuş, Kürdistan tarihinde önemli bir milat teşkil etmiştir.

Bugün gençlik hareketinin değerlendirilmesi ve hareketimiz içerisindeki yeri ve öneminin anlaşılması ancak köklü bir tarihi geleneğe sahip olduğunun bilinmesi ile mümkün olabilecektir. Gençlik hareketimizin yaşadığı güncel örgütsel gelişim sorunlarını aşabilmesi, onun kendi geleneğini doğru bilince çıkarması ile olanaklı olabilecektir. Gençlik hareketinin günümüzde yaşadığı en temel sorun, kendi doğuş koşullarının ve Apocu devrimci çıkışın yeterince anlaşılmaması, dönemin bugün nasıl güncelleştirilerek sürdürülmesi gerektiği noktasındaki yetersizliktir. Eğer büyük radikal devrimci çıkışlar yapılacak, toplumsal kuruluş öncüsü olunacak, kapitalist devletçi toplum ve onun her tür sömürgeci uygulamalarına Kürdistan’da karşı durulacak ve alternatif bir çıkış sağlanabilecekse, bu ancak kendi çıkışına kaynaklık eden ideolojik devrimin anlaşılmasına bağlı olacaktır. Köksüz, tarihsiz hiçbir örgütsel oluşumun günümüzün ağır toplumsal sorunlarına güç getiremeyeceği, aksine onun içinde eriyeceği acımasız bir gerçekliktir.

1987 Kürdistan Gençlik Birliği YCK’nin kuruluşu, 2003’te Kürdistan’ın tüm parçalarının katılımı ile Birinci Kürdistan Genel Gençlik Kongresi ile TECAK oluşumu ve ardından Komalên Ciwan biçiminde kendini yenileyerek bir örgütsel dönüşümü sağlayan Kürdistan Devrimci Gençlik Hareketi, Apocu Hareketin temel dinamiği olarak misyonunu hep korumuştur. Gençlik hareketimizin tarihini Apoculuğun Kürdistan koşullarında doğuşu ile özdeşleştirmek en doğru tespit olacaktır. Bu anlamda gençliğin yaşadığı örgütsel dönüşüm Apocu Hareketin değişim dönüşüm süreci ile paralel gitmektedir. Her yeni örgütsel aşama öncekinin olumlu değerlerinin devamını, halkasını temsil etmektedir. Bugün ekolojik, demokratik ve cinsiyet özgürlükçü paradigma anlayışı temelinde sağlanan yeni ideolojik, felsefi ve örgütsel düşünce sistemimizin temelinde, otuz yıllık örgütsel deneyim ve mücadelenin yarattığı büyük birikim bulunmaktadır. Gençlik hareketinin yaşanan tüm bu süreçleri doğru tanımlaması, yeni paradigmanın anlaşılması ve uygulanmasında zorunlu bir durum olmaktadır.

Güncel sorunlar içinde tıkanma, ufuksuzluk, karamsarlık ve iddia zayıflığı, PKK Hareketinin sağladığı dönüşüm ve geçirdiği örgütsel süreçleri doğru anlamama ve bilince çıkarmama ile bağlantılıdır. Her şeyden önce sağlam bir ideolojik donanıma sahip olmayan hiçbir hareket güncel tıkanıklığı aşamaz. Dolayısıyla ideolojik gıdasını almamış hiçbir gençlik örgütü, mevcut sistemin çok yönlü saldırı ve politikalarına karşı uzun vadede kalıcı ve istikrarlı, kararlı bir mücadeleyi yürütemez. Düşüncede berraklık, örgütte netlik, mücadele araç ve yöntemlerinde zenginlik ideolojik derinliği gerekli kılmaktadır. Sistemin özellikle de gençlik kitlesi üzerinde bilim ve tekniği de kullanarak uyguladığı çeteleştirme, yozlaştırma, bireycileştirme, apolitik ve asosyal kılma yaklaşımı günübirlik faaliyetlerle aşılamayacak kadar etkili ve kapsamlıdır. Eğlence kültürüne dayalı olarak, gençlik enerjisini toplumsal alanın dışına akıtma, popüler kültürle siyasal ilgilerini zayıflatma, tüketici toplum anlayışı ile süreklileştirme ve metalaştırma politikaları her geçen gün derinleşerek yürütülmektedir. Yalnızlaşan, gri, sanal âlemde tatmin olan, gelecek ufku ve kurtuluş umudu olmayan yenilmiş insan tipinin yaratılmasında kapitalist sistemin kendisine seçtiği temel hedef kitle gençlik olmaktadır. Bu bir tesadüf olmaktan öte, kapitalizmin bilinçli bir tercihidir. Tüm bu saldırılar gençliğin sisteme alternatif olabilecek potansiyeli barındırmasından kaynaklıdır. Öte yandan kazanılmış ve sistem çarkı içinde ehlileştirilmiş gençlik, hiyerarşik ve devletçi sistemin devamının ve derinleşmesinin güvencesi olarak görülmektedir.

PKK Hareketi ve Önderliği kendinde yaşlanmayı durduran ve hep genç kalmayı başarmış bir parti ve önderliktir. Bu karakter gençliğin devrimci coşkusu, atılganlığı, arayışçılığı ve yenilikçi özelliklerinden kaynağını almaktadır. Yaşlanma, coşku ve dinamizmden yoksun olgunlaşma, gerileme ve iddiasızlaşmayı ifade eder. Rutinleşme, geleneksel toplum düzeyine çakılıp kalma, tutku zayıflığı, arayışların tükenmesi ya da standartlaşması, aşırı olgunlaşmış ve yaşlanmış ruh halini taşıyan kuşakların özelliği olmaktadır. PKK insanın gençlik çağının özelliklerini, toplumsal mücadeleye yansıtan bir hareket olması itibariyle benzerlerinden ayrılmaktadır. Mücadeleyi gençlik çağının özelliklerine ve doğasına uygun olarak yürütüp çağın özelliklerine göre yenilenen ve yaşlanmayı kendinde durduran bir hareket olmuştur. Bu ideolojik bir olgudur. Dogmatizmin batağına düşmeme, tutuculaşmama ve sürekli ileriye dönük bir atılımın içinde olmanın en temel güvencesi, gençlik çağının niteliklerini örgütsel ve eylemsel mücadele hattında yaşamsallaştırmaktan geçmektedir.

Günümüzün “yaşı genç, ruhu yaşlı” genç tipinin aşılması bu ideolojik yaklaşımın korunması ile olanaklı olabilir. Çünkü kapitalizmin temel saldırı noktalarından biri de gençliği yaşlanmış, aşırı olgunlaşmış kuşakların yaşam ve ilgilerine benzeştirme, aynılaştırma yaklaşımı olmaktadır. Deyim yerindeyse bu, gençlik ruhunu böylece standartlaştırma politikasıdır. Bunun gençlik hareketimize dolaylı ya da direkt yansımaları şu ya da bu biçimde olmaktadır. O halde doğru bir çıkış ve öncülük misyonu için, yeniden gençliğin devrimci ruhuna kavuşmak, misyonunu yerine getirmenin ön koşuludur. PKK’nin anlaşılması ve doğru uygulanması da bu ruhun yakalanması ile olanaklıdır. Kendi kuşağının niteliklerinden uzaklaşmış gençlik, kendisine yabancılaşmış gençliktir. Büyük düşünememe, aşırı kaygılı ruh hali, kendini güvence altına alma arayışları, bu yabancılaşmadan kaynaklanmaktadır. Bunun da panzehiri, Önderliğimizin demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması olmaktadır.

Gençlik hareketinin örgütsel gelişim düzeyi genel mücadelemizin gelişimini de belirlemektedir. Genel hareketimizin nicelik ve nitelik olarak örgütsel bir büyümeyi sağlaması, gençlik hareketinin gelişim düzeyiyle direkt bağlantılıdır. Bu açıdan Kürdistan devrimci gençliğinin ağır toplumsal ve örgütsel sorumluluğu bulunmaktadır. Mesele kendi kendine yetme sorunu değil, bir bütün genel hareketimizi ilerletme, ona ivme kazandırma, toplumsal sorumluluğun gereklerini kapsamlı olarak yerine getirme sorunudur. O halde kendisine biçilen öncülük misyonunun sınırlarını aşmayı, büyük düşünmeyi, radikal olmayı ve devrimci sorumluluk anlayışını en üst duyarlılıkta benimsemeyi gerektirmektedir. Çünkü öncülük hep bir adım ötede olmayı, eylemi ve pratiği ile konuşmayı, toplumsal ve örgütsel sorunlara zamanında, yerinde doğru ve hızlı çözümler getirmeyi gerekli kılar. Öncülük bahşedilmez, öncü olunur. Kendine öncülük misyonu biçmek tek başına yeterli olmadığı gibi gereklerini yerine getirememek de tersinden artçılığı beraberinde getirir. Devrimci gençlik kendini yeni paradigmamızın eylem gücü olarak öncü yapabilir.

Tıkanıklığın yaşandığı temel nokta da burası olmaktadır. PKK’nin yenilenen ideolojik yaklaşımını büyük bir aşk, tutku ve heyecanla eyleme büründürerek, onun somut örgüt ve kadro gücünü açığa çıkaracak yeniçağın devrimci öncüsünü yaratmak en temel zorunluluk olmaktadır. ‘70’lerin ideolojik netliği ve devrimci ruhu nasıl ki büyük devrimsel patlamaya yol açtıysa, aynı şekilde günümüzün de yenilenmiş paradigmasının büyük çıkışını yaratmaya ihtiyaç vardır. Bu durum salt zorunlu bir durum olmaktan öteye, gençliğin tarihsel sorumluluğu, yeni kuşaklara karşı görevi olmaktadır. Böylesi bir durum gençlik hareketinin PKK’nin komünal demokrasi anlayışını benimsemesini, ideolojik olarak kendini derinleştirmesini, ideolojik mücadeleyi yaşamın her alanında militanca savunmasını da gerekli kılar. Başarı partileşme düzeyine bağlı olacaktır. Yaşam ilişki ve örgüt anlayışı, kaynağını tarihin derinliklerinden alan doğal toplumcu anlayışa dayanan komünal demokrasiye dayandıran nitelikli bir bileşenle başarılamayacak, üstesinden gelinemeyecek sorun kalmayacaktır. Tarihimiz bunun birçok örneğiyle doludur.

Kemal Pir’in eylemci ruhu, Mazlum Doğan’ın ideolojik kişiliği, Beritan’ın özgürlük çizgisi bunun en somut örnekleridir. Önderliğimiz, demokratik-ekolojik-cinsiyet özgürlükçü paradigmasına dayalı komünal demokrasi anlayışı ile dünyada ve bölgemizde var olan –özellikle ‘90’ların başında reel sosyalizmin yıkılması ile gelişen- ideolojik boşluğu doldurmuş, kaos aralığından insanlığın derin sorunlarına çözüm olacak düşünce sistematiğini ve çözüm yollarını netleştirmiştir. Zihniyet ve vicdan devrimine dayalı yeni ideolojik yaklaşımımız aynı zamanda devrimci gençliğin kimliği olmaktadır. Öncülük misyonu bu kimliği yaşamsallaştırmada, örgüt ve eylem gücüne kavuşturmada ortaya çıkacaktır.

Bir yandan bilim, teknik ve iletişim araçlarının baş döndürücü hızda birey ve toplum yaşamında yarattığı değişim durumu, diğer yanda buna ters, dikine, kör ve acımasız bir toplumsal gerilik. Özellikle Ortadoğu ve Kürdistan’da geri dinsel dogmalar, feodal aşiretçi zihniyet, milliyetçilik ve şovenizmden kaynaklı birey ve toplum yaşamında zehirlenmeye yol açan geri ideolojik eğilim ve yaşam biçimlerine karşı amansız bir mücadele ile özgürlükçü bir alternatif yaratılabilir. PKK her türlü toplumsal geriliğe karşı bir tepki hareketi olarak doğdu ve gelişti. Gericiliğe karşı düşünce ve uygulamada gösterdiği mücadeleyle halkın desteğini ve güvenini kazandı. Özgürlükçü, bağımsızlıkçı, adaletli ve eşitlikçi ilkelerinden taviz vermeyerek, adeta toplumu karşısına alarak gericiliğe karşı bir direnişe girdi. Feodal komprador güçlerin, aşiretçi gericiliğin her tür saldırısına karşı devrimci militanlıkla karşı durdu. Siverek’te patosa atılarak kırılmaya çalışılan devrimci irade, Amed Zindan Direnişi ile 15 Ağustos’un intikam gerekçesi oldu. PKK’de militanlık, böylesi acımasız gericiliğe karşı direniş gerekçesi olarak gelişti.

Bugün de bu durum geçerlidir. Gerek sistemden gerekse toplumdan kaynaklı geri ideoloji, alışkanlık, davranış ve yaşam biçimlerine karşı uzlaşmadan, sürekli bir değişimi ve mücadeleyi esas alarak yeni paradigmamızın insanı yaratılabilir. Bu anlamda gençliğin günümüzde ortaya çıkan her tür sömürgeci politika ve geri ideolojik eğilimlere karşı, radikal bir tavır sergilemesi, onun ideolojik netliğine ve gericiliğe karşı duyduğu tepkinin düzeyine bağlı olacaktır. Çocukluk hayallerinin eyleme dönüştüğü çağı ifade eden gençlik, PKK’nin komünal demokrasi anlayışına dayalı doğal ve özgür insanı yaratmanın güvencesi olacaktır. Kendini PKK ideolojisi temelinde kazanan gençlik, yeni toplumsal kuruluşun umudu olacaktır.

BENZER YAZILAR