Stêrka Ciwan, Ocak 2018, Viyan Zîlan
Gençlik içerisinde ayrı örgütlenen genç kadın çalışmalarını, bir çok genç nedenini ve gereğini anlamış değildir. Kimileri gereksiz kimileri de ayrımcılık olarak görür. Bu anlayışların anlaşılması için genç kadın kimliğini iyi anlamak gerekir. Çünkü kimlik iyi anlaşılırsa genç kadın çalışması da anlam kazanır…
Her bir genç kadın yaşama verilen bir şanstır
Topluma göre yorumlarsak, genç kadın başta genç olduğu için ve kadın olduğu için cahil, güçsüz ve hata yapma potansiyeli çok yüksek olandır. Genç kadın fazla konuşmaz, söz dinler ve ‘saygılı’ olur. Onların istediği ‘saygılı’ genç kadın köle gibi herşeye boyun eğen ve kabul edendir. Ne yazıkki bu zihniyete toplumun her kesiminde rastlanıyor ve bu nedenle genç kadınlar yaşamda her zaman geri planda tutulurlar. Halbuki genç kadın demek, kadın ilkelerinin ilk somutlaştığı ve bununla birlikte yaşamın ölçülerini belirleyen demektir. Yaşamda rolü bu kadar önemli olan bir cinsin bu kadar önemsiz ve geride tutulması, kadının yaşama dokunmasını engellemektir.
Genç kadın sürekli bir mücadele vermek zorundadır
İki kimliğe sahip olan genç kadın, iki saldırı altındadır. Bir kadın olarak kadın değerlerinden uzaklaştırılmak istenirken buna paralel olarak, ağaç yaşken eğilir mantığı ile gençlik kimliğinin özgürlükçü, isyankar ruhu etkisiz kılınmaya çalışılır.
Genç kadına yapılan saldırılar ağırlıklı olarak aile tarafından yapılır. Onun hakkında kendisi dışında herkes karar alabilir ve düşünce belirtebilir. Yukarıda topluma göre tanımladığımız genç kadın profilini oluşturan başta ailelerimiz olmak üzeri devlet zihniyetinin kendisidir. Aileyi toplumdan ayıran nokta, daha mülkiyetçi yaklaşımıdır. Bir genç kadına kendi isteği ve kendi doğruları doğrultusunda yaklaşır. Çünkü o mülküyetleridir onlara göre. Her aile için en ideal genç kadın fazla konuşmayan, sorgulamayan, kendi kararlarını olmayan iyi bir köle kızıdır.
Genç Kadının beyni ve bedeni kendisi tarafından yönetilmeye kapatılmış durumda adeta. Yani güzelliklerle dolu olan kadın doğası bastırılıyor. Bunlar yapılırken kötü ve yanlışlar koruma altına alınıyor, çünkü çirkine karşı güzellik savaştırılmıyor.
Eğer toplumda erkek cinsi yaşamı belirleyen ise ve bu cins şimdiye kadar egemenlikli bir yaşamı tasarlamış ise bunun alternatifi de ancak kadının ördüğü kadın eksenli özgürlükçü yaşam olacaktır.
Nasıl ki birşeyi kökten değiştirmek için baştan yapmak gerekiyorsa, yaşamı değiştirecek kadının da baştan başlaması gerekiyor. Bunu da ancak yaşamın başlangıcında olan genç kadınlar yapabilir.
Herşeyin tersyüz edildiği yaşamda, doğruyu ve güzeli yaratıp, aynı zamanda bunun savunmasını yapmakla görevlidir. Tasarladığı özgür yaşamı hep hayatta tutup topluma yayarak, alternatif bir yaşamın kurucusu olacaktır. Yaşamın başlangıcında yapılan bu köklü dönüşüm, her genç kadın şahsında yaygınlaşarak, esas alınacak yaşam tarzı olacaktır.
Yarattığı herşeyi çirkini ve kötüyü tanıtmadan yaratacak ve yönümüzü kendimize, gerçeğimize çevirecektir genç kadın. Genç diyorum çünkü genç olmak değişim ve dönüşüme açık olmaktır, kadın diyorum çünkü kadın, doğruya, toplumsallığa, yaşamın kendisine can verendir. Kadın ve gençlik özelliklerinin bileşkesi olan genç kadın toplumun öncü gücü olan gençliğin de öncü gücüdür, yani herşeyin başlangıcıdır diyebiliriz.
İşte bu yüzden genç kadın mücadelesi ve hareketi hayati önemdedir. Genç kadın örgütlülüğü ile eril zihniyet parçalanabilir, tarih anlayışındaki devrim nehri gürleştirilebilinir, kadın özgürlükçü paradigma ile özgür yaşam inşa edilebilinir. Bu da Kürdistanlı genç kadınların yapması farklı anlam taşımaktadır. Toplumsallığın başlangıcı olan kadîm Mezopotamya topraklarında, yeni yaşam toplumun en çok ezilen ve buna karşı en çok direnen kesim olan genç kadınlar öncülük edecektir.
